Yesim Ersavaş

YENİ BİR SEN’E HAZIR MISIN?

yeni-senİçimizde tatlı bir heyecanla yeni bir yılı daha karşılamaya hazırlanıyoruz. Her yıl olduğu gibi yine kendimize birçok sözler veriyor, yeni yılda yapmak istediklerimizi sıralıyoruz. Hayaller kuruyor, yeni başlangıçlar yapmayı, terfi almayı, yabancı dil öğrenmeyi, fit ve sağlıklı görünmeyi, ilişkilerimizi güçlendirmeyi, yeniden aşık olmayı, kendimize ve sevdiklerimize daha fazla zaman ayırmayı istiyoruz. Artık bu sefer, bu yıl, gerçekten başaracağımızı söylüyoruz.

Şu an bulunduğunuz konuma ve kendinize bir bakın, 1 yıl sonra kim olursanız, nerede olursanız, ne yapıyor olursanız gerçekten mutlu olacaksınız? Kendinize en az 3 hedef belirleyin ve bunları öncelik sırasına göre sıralayın. Şimdi bu hedeflerinizi gerçekleştirdiğinizi, yenilendiğinizi, bambaşka biri olduğunuzu hayal edin. Hayalinizdeki siz nasıl görünüyorsunuz? Bunun için bile denemeye değmez mi?

Bu istekleriniz veya hayallerinizin önceki yıllarda olduğu gibi sadece birer istek veya hayal olarak kalmasını istemezsiniz değil mi? Bu yıl neyi farklı yaparak bu istek veya hayallerinizi gerçekleştireceksiniz? Hiç düşündünüz mü?

Öncelikle kurduğunuz hayaller, belirlediğiniz hedefler gerçekleşmeye ne kadar yatkın, ne kadar sizin kontrolünüzde? Sizin kontrolünüzde olmayan bir şeylerin olmasını bekleyerek hedeflerinizi gerçekleştirmeye çalışmak bir çeşit kumar oynamak gibidir. Kontrolünüz dışında olan bir isteğiniz gerçekleşmediğinde hayal kırıklığı yaşarsınız. Yaşadığınız bu olumsuz tecrübe de ilerde yeni hedefler koymanıza engel olabilir. Örneğin yabancı dil öğrenmeyi hedeflediniz, ancak önce maaşınıza zam istemeniz gerektiğini düşünüyorsunuz. Maaşınıza zam istemek sizin kontrolünüzde iken, bu zammı verip vermemek patronunuzun kontrolündedir. Maaşınıza zam yapılırsa şanslısınız, peki ya yapılmazsa? Pek çoğumuz bu noktada “Yabancı dil kursuna gidemiyorum, çünkü patronum maaşıma zam yapmadı, oysaki ben elimden geleni yaptım, zam istedim” diyerek hedefinden vazgeçiyor. Burada bir soru sormak istiyorum: Maaşınıza zam yapılmasını beklemeden, siz nasıl bir önlem alırsanız, yabancı dil kursuna gitmek için yeterli parayı bulabilirsiniz?

Özetle hedeflerinizi belirlerken, sizin kontrol edebileceğiniz adımları olan, reel hedefler seçmelisiniz.Diyelim ki buraya kadar tamam, sizin kontrolünüzde olan bir hedef seçtiniz ve bu hedefe ulaşmaya çok kararlısınız. Peki yolda kalmak için neye ihtiyacınız var?

Hepimiz yeni başlangıçlar yaparken, hedeflerimize doğru ilk adımları atarken çok heyecanlı oluyoruz. Sonra, zamanla motivasyonumuz düşüyor, ilk heyecanımızı kaybediyoruz. Bazı durumlarda kendi iç sesimiz, bazen de etraftan aldığımız olumsuz söylemler, ateşimizi söndürüyor ve tekrar başladığımız noktaya geri dönüyoruz.

Hepimiz farklı şeylerden motive oluruz. Kimimizi renkler, kimimizi sesler etkiler, kimimiz elimizin altında bir nesneye dokunmak ondan güç almak ihtiyacı hissederiz. Sizi ateşleyen, motivasyonunuzu arttıran size heyecan veren şey nedir? Önce bunu tespit edelim. Eğer özel bir rengi seviyorsanız ve bu rengi taşıdığınızda kendinizi çok güçlü ve kararlı hissediyorsanız o zaman size önerim, motivasyonunuz düştüğünde üzerinize sevdiğiniz renkte bir kıyafet giymek. Ya da sizi motive eden renkte bir eşyayı yıl boyunca üzerinizde taşımak. Eğer üzerinizde farklı bir kıyafetiniz varsa ve motivasyonunuzun düştüğünü hissediyorsanız sizi motive eden renkte bir pelerini o anda üzerinize giydiğinizi de hayal edebilirsiniz.

Eğer seslerden etkilenen biriyseniz o zaman sevdiğiniz, sizi olumlu havaya sokacak, örneğin bir müzik parçasını her an dinleyebilecek şekilde elinizin altında bulundurun. Cep telefonunuza zil sesi yapmaya ne dersiniz?

Eğer motivasyonunuz düştüğünde bir nesneye dokunmak ve ondan güç almak sizi rahatlatıyorsa, o zaman bunu yapabileceğiniz bir anahtarlık, motivasyonu ya da hedefinizi çağrıştıran bir oyuncak maskotu, eşyayı veya bir resmi elinizin altında bulundurun. Ne zaman heyecanınızın azaldığını, enerjinizin düştüğünü, hedefleriniz konusunda kararsızlık yaşadığınızı düşünürseniz yukarda saydıklarımdan biri imdadınıza yetişip sizi yolda tutacaktır.

Kendi iç sabotajcımızla başa çıkmayı biliyoruz artık, peki ya dışarıdan gelen sabotajcılara karşı ne yapacağız?
Yıllar önce bir yazıda bazı uzmanların insanları iki gruba ayırdığını okumuştum. Birinci gruba girenler süngerlerdi. Bunlar etraflarındaki olumsuz her şeyi bir sünger gibi çeken, sünger gibi şişen, olumsuz her şeyi içlerine atanlardı. Biraz dokunsanız süngerde biriken su gibi biriktirdikleri olumsuzlukları dışarı atıyorlardı. Sonuç olarak motivasyonu düşük, mutsuz, özgüveni düşük kişilere dönüşüyorlardı. İkinci gruba girenler ise teflonlardı. Bunlar yapışmaz tava gibi, adı üstünde üzerlerine olumsuz hiç bir şeyi çekmeden karşılarındaki kişiye geri yansıtıyorlardı ve olumsuzluklardan böylece etkilenmiyorlardı. Siz hangi tipsiniz? Gelin çerçeveyi değiştirelim, bu iki grubu hedeflerimize giden yolda kendi lehimize kullanalım.

Beklemediğiniz bir anda sizi ve hayallerinizi sabote eden biriyle veya bir olayla karşılaştığınızda önce derin bir nefes alın ve etrafınızın teflondan bir duvar ile örüldüğünü hayal edin. Size yöneltilen tüm olumsuz düşüncelerin, motivasyon düşüren sözlerin duvardan içeriye geçemediğini, size ulaşamadığını göreceksiniz.

Eğer sizi destekleyen, olumlu ve yapıcı bir ortamdaysanız o zaman da kendinizi sünger olarak hayal edin ve ortamın tüm pozitif enerjisini üzerinize çekin. Sonra siz de bulunduğunuz ortamlarda üzerinize çektiğiniz bu pozitif enerjiyi çevrenize yayın. Bu acil durum önerisinin sizi dış etkenlerden koruyacağını ve yolda tutacağını düşünüyorum.

Özetleyecek olursak, kendi kontrolünüzde hedefler belirlediniz ve sizi yolda tutacak alet çantanız da hazır. Yapmanız gereken tek şey çantadan size uygun olan motivasyon aracını seçmek. Unutmayın, siz yenilendiğinizde, parladığınızda ve olmak istediğiniz kişi olduğunuzda etrafa yayacağınız enerji ve mutluluk her hücrenizden fışkıracaktır.

Yeni bir başlangıç yaparken beni yolda tutması için yukarda saydıklarımın pek çoğunu ben de uyguluyorum. Bunlardan biri de Michael Buble’nin, Wiltern LG Theatre, Los Angeles’taki sahne performansı ve yorumuyla hem izlemeyi, hem de dinlemeyi sevdiğim klasik bir parça: Feeling good / Kendimi iyi hissediyorum.

Bu klasik parçayı, özellikle sözlerine dikkatinizi çekmek için efsane şarkıcı Nina Simone’un sesiyle sizlerle paylaşmak istedim.

Yeni yılda tüm hayallerinizin gerçek olmasını ve sizin de kendinizi iyi hissetmenizi, “yenilenmenizi” dilerim.

Acele edin, yeni bir siz, sizi bekliyor.

Sevgilerimle

Post a Comment